SİYONİZM HERKES İÇİN BELADIR

Sosyal platformlarda çok etkili olan bir ismin çektiği “Amerika’da Hasidik Yahudiler” ile alakalı belgesel, tahmin edilenden bile daha fazla dikkati çekti.

Yaşam tarzları, oluşturdukları kapalı toplum yapısı, blok olarak hareket etmeleri ilginç gelse de Amerika’da daha çok ilgi çeken, daha doğrusu tepki çeken kısım işin ekonomik ve finansman kısmı oldu.

Belgesele göre ‘ortalama 8 ila 10 çocuk sahibi olan Hasidik aileler, çok çocuk yaptıkları için devlet destekli fonlardan’ daha çok faydalanıyorlar.

Vahşi kapitalizmin çok sert bir şekilde işlediği Amerika’da Hasidik Yahudi aileler “Devletten yıllık ortalama 75 bin ile 100 bin dolar civarında kamu desteği” alabiliyorlar.

Yıllarca Siyonist propagandaların etkisinde kalmış olan sıradan bir Amerikalı için bile bunu kabul edebilmek çok zor.

Ama siyasetçiler, Siyonist sermayenin ve lobilerin baskısından dolayı “Yahudileri küstürmemenin” çabası içinde.

Trump, tam da bu tartışmaların alevlendiği bir vakitte Hasidik Yahudi dini liderleri, Beyaz Saray'daki Oval Ofis'te kabul etti ve onlarla beraber fotoğraf vermeye özen gösterdi.

Ama tabir yerindeyse “cin şişeden çıktı” ve daha önceleri söylendiğinde bedel ödemeyi gerektiren bazı şeyler artık açıkça söylenmeye başlandı.

Amerika’nın devlet olarak israilin soykırım politikalarını finanse etmesi bir süredir yüksek sesle eleştiriliyordu. Şimdilerde “Bir yerlere kapanıp Yahudi kutsal metinlerini okumaktan başka iş yapmayan” toplulukların ortalamanın çok üzerinde rakamlarla finanse edilmesi “vergi mükellefi” sıradan Amerikalının oldukça canını sıkmış durumda.

Bundan sonra israile destek anlamında yapılacak her yardım için sesler yükselecek, tepkiler artacaktır.

Kendilerini soykırımcı terörist rejimi finanse etmek zorunda hisseden Amerikalı yöneticiler ya istihbaratın kirli işleri için ayırdıkları kayıt dışı paraların bir kısmını israile ayıracaklar ya da başka yerlerden finanse dilmeleri için çalışmalar yürütecekler.

Körfez ülkeleri “güvenliğinizi sağlıyoruz “bahanesiyle yıllarca kelimenin tam anlamıyla haraca bağlandı ve bu yolla soykırımcı Siyonist rejim finanse edildi. Petrol fiyatları çok yüksek rakamlarda seyrederken bile neredeyse beşte bir fiyata alınan ham petrol, Amerika’ya alınıyor gibi gösterilerek israile aktarıldı.

İran’a yönelik saldırılar yapıldıktan sonra, İran’ın karşılık olarak Amerikan üslerini ve tesislerini hedef alması sonrası ortaya çıkan tablo Körfez ülkelerinde ciddi tereddütlere neden oldu.

Kendini koruyamayan Amerika, başka ülkeleri nasıl koruyacaktı?

Amerikan yöneticileri hiçbir maddi karşılık beklemeden israilin korunması için her şeyi yapacaklarını söylediler; ama aldıkları trilyon dolarlara rağmen Körfez ülkelerini koruyamadılar ya da korumadılar.

Yunanistan’ın israil ile anlaşıp 3 milyar euro karşılığında “Aşil kalkanı” projesini devreye koymasına belki bu pencereden de bakmak gerekir.

Elbette Yunan siyasetçiler ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıları unutturmak ya da “düşman tehlikesinden söz ederek” toplum kesimlerini siyasi anlamda teyakkuzda tutmak ve bundan siyasi rant elde etmek için böyle projelere ihtiyaç duyabilirler. Maalesef son 60 yıldır bu politika Yunanistan’da kazandırıyor. Türkiye’de de kimi Kemalist ve ulusalcı çevrelerde “Yunanistan düşmanlığı” üzerinden siyaset yapmanın revaçta olduğu yıllar vardı; ama özellikle son 20 yıldır bundan vazgeçilmiş durumda.

Böyle bir durumda yani özellikle Yunanistan’ın ekonomik olarak sıkıntıda olduğu bir dönemde israile 3 milyar Euro vermenin sadece iç siyasi kaygılar ve “düşmanlık paranoyası” ile izah edilmesi zordur.

Resme daha geniş bir perspektiften bakıldığında bunun “israilin finanse edilmesi” için bulunan yollardan biri olduğunu söylemek mümkündür.

Avrupa’dan gelen ve “savunma araçları” için olduğu iddia edilen devasa rakamlardan sonra Yunanistan üzerinden devam etmesi muhtemel kaynak akışı ile soykırım ve işgal politikaları devam ettirilmek isteniyor.

Ama Siyonist canavarı doyurmak mümkün değildir.

Her bir soykırımcı katil olduğu kadar hırsız ve soyguncudur.

Amerikan halkı sesini yükseltmeye başlamışsa benzer seslerin Avrupa ve hatta Yunanistan’dan da yükselmesi uzak bir ihtimal değildir.

Siyonizmin nasıl bir bela olduğunu tüm dünya anlayacaktır.

foto
Yazar: HASAN SABAZ
YORUM YAPIN(üye olmadan da yorum yapabilirsiniz)
Yorumla
İptal